Lazer ile leke tedavisinde temel prensip lazer ışının lekeyi oluşturan pigmentleri vurup parçalayarak imha etmesidir. Lazer bu işlemi pigmenti ısıtarak yada çok küçük parçalara ayırarak yapar. QS teknolojisinde nanosaniyelik (1 nanosaniye saniyenin milyarda biri kısalığındadır) atımlar yaparak pigmenti etkiler.
Lazerin pigmenti imhası ile ilgili çeşitli teoriler vardır, kavitasyon, şok dalgası, termal genişleme gibi. Melanin Q Switched lazerden gelen yüksek yoğunluktaki ışını absorbe eder ve lokalize eder ve böylece melanozom ile çevre doku arasında keskin bir ısı eğimi oluşur, bu eğim termal genişlemeye ve akustik dalgaların yayılmasına neden olur, bu dalgalar melanozom yüklü hücreleri mekanik olarak imha eder.
QS Nd:YAG lazerler iki ayrı dalga boyuna sahiptir. 532 / 1064 nm. Kısa dalga boyu ile daha yüzeyel yerleşimli lekelerde (epidermal lekelerde) etkilidir. Uzun dalga boyu daha derin yerleşimli lekelerde (dermal lekeler) kullanılmaktadır.
Epidermal pigmente lezyonlar için (lentigin, ephelid, seboreik keratoz, café au lait lekeleri) genellikle 3 seanslık tedaviler uygundur ve mükemmel sonuçlara ulaşılabilir. Lazer bölgeden bölgeye lezyondan lezyona ve kişiden kişiye farklılıklar gösterebilir. Elde ve yüz bölgesindeki lezyonlarda mükemmel sonuçlara ulaşabilirken gövde ve bacaklardaki lezyonlarda başarı oranı biraz düşmektedir. Lazer ile café au lait lekeleri, Becker Nevüs, epidermal melazma türü epidermal pigmente lezyonların tedavisinde alınan cevaplar değişkendir. Epidermal postimflamatuar hiperpigmentasyonlarda da lazer tedavisine cevap sonuç alınabilir.